Disney+ ve Apple TV+, iki yıl önce Kasım 2019’da piyasaya sürüldü (Disney+, Birleşik Krallık’ta Mart 2020’ye kadar piyasaya sürülmemiş olsa da, bu, ilk COVID kilitlenmesinin başlangıcına güzel bir şekilde denk geliyor).
İki yıl sonra Disney+’ın dünya çapında 118 milyondan fazla ücretli abonesi var. Disney bunu 2021 dördüncü çeyrek raporunda duyurdu. Yalnızca son çeyrekte, son on iki aydaki 44,4 milyona kıyasla 2,1 milyon abone eklendi. Grup, 2024 yılına kadar 260 milyona kadar abone bekliyor. Bu rakamlar Disney’in tüm orijinal beklentilerini aşıyor.
Netflix yine de en popüler yayın hizmetidir: Ekim 2021’de Netflix’in dünya çapında 213,5 milyon abonesi vardı.
Apple TV+ için resmi bir rakam yok. Bu yılın Mayıs ayında, Apple TV+’nın 2020’nin sonunda yaklaşık 40 milyon aboneye ulaşabileceği düşünülüyordu, ancak son rakamlar aslında Apple TV+’nın ABD’de 20 milyondan az ücretli aboneye sahip olabileceğini gösteriyor, bu da olası değil. bu sayı dünya çapındakinin iki katından fazla olacaktır. Sonuçta, rakamlar belirsizliğini koruyor.
Kasım 2019’da aynı anda piyasaya sürülmesine rağmen Disney+’ın net liderliği şaşırtıcı değil. Örneğin, Apple TV+ yalnızca önemli ölçüde daha küçük toplam dizi ve film hacmine sahip özel şirket içi yapımlar sunuyor. Öte yandan Disney+, yalnızca Disney medya teklifinin tamamına değil, aynı zamanda Marvel, Star Wars ve diğer etiketlere de sahip ve şimdiden çok popüler dizilerle başarıyı kutladı. Mandaloryalı ve Loki.
Tabii ki, Apple’ın sunduğu bazı ağır ağırlıklar da var, örneğin Ted Kement ve son zamanlarda filmi attı İspinoz Tom Hanks’e bakıyor. Maalesef yine de Apple TV+’ın mutlu sonu olmayan bir felaket filmi olduğunu düşünüyoruz.
Apple TV+’ın İçerik Stratejisi Neden Yetersiz Kalıyor?
Apple TV+’ın en büyük sorunu, içerik kütüphanesinin hem hacim hem de çeşitlilik açısından son derece sınırlı olmasıdır. Disney+ ve Netflix, binlerce saatlik içerik sunarken, Apple TV+ sadece kendi orijinal yapımlarına odaklanıyor. Bu strateji, kaliteyi ön plana çıkarsa da kullanıcıların sürekli yeni ve keşfedilecek bir şeyler bulmasını zorlaştırıyor. Örneğin, bir kullanıcı bir diziyi bitirdikten sonra Apple TV+’da izleyecek başka bir şey bulmakta zorlanabiliyor. Oysa Disney+, Marvel, Star Wars, Pixar ve National Geographic gibi dev markaların binlerce saatlik içeriğine anında erişim imkanı sunuyor. Bu durum, Apple TV+’ın abone başına elde ettiği geliri artırmasını ve kullanıcıları platformda tutmasını ciddi şekilde engelliyor.
Fiyatlandırma Stratejileri ve Abone Sayılarına Etkisi
Fiyatlandırma, bu iki platform arasındaki uçurumun bir diğer önemli nedenidir. Disney+, piyasaya sürüldüğünde oldukça agresif bir fiyatlandırma politikası izledi ve üç yıllık paketlerle kullanıcıları cezbetti. Apple TV+ ise genellikle Apple cihazı satın alanlara ücretsiz bir yıllık abonelik sunarak kullanıcı tabanını genişletmeye çalıştı. Ancak bu ücretsiz dönem sona erdiğinde, kullanıcıların büyük bir kısmı aboneliklerini yenilemeyi tercih etmiyor. Bunun en büyük nedeni, Apple TV+’ın sunduğu içerik miktarının, aylık ücreti ödemeye değer bulunmamasıdır. Disney+ ise daha düşük bir fiyatla çok daha geniş bir kütüphane sunarak abonelerine daha yüksek bir değer hissi veriyor. Bu fark, özellikle bütçesine dikkat eden kullanıcılar için belirleyici oluyor.
Apple TV+ Gelecekte Disney+’ı Yakalayabilir mi?
Apple’ın bu alandaki en büyük avantajı, devasa nakit rezervleridir. Şirket, istediği zaman büyük bir stüdyoyu satın alarak veya daha agresif bir lisanslama anlaşması yaparak içerik kütüphanesini anında genişletebilir. Ancak şu ana kadar bu yönde somut bir adım atılmadı. Apple, kaliteli ama az sayıda orijinal yapımla prestijli bir marka yaratmayı hedefliyor gibi görünüyor. Bu strateji, belirli bir niş kitle için çekici olsa da, Disney+ ve Netflix gibi devlerle rekabet etmek için yeterli değil. Apple’ın, eğer streaming pazarında ciddi bir oyuncu olmak istiyorsa, içerik stratejisini kökten değiştirmesi ve daha fazla lisanslı içerik eklemesi gerekiyor. Aksi takdirde, bu utanç verici farkın kapanması pek mümkün görünmüyor.
Kullanıcı Deneyimi ve Platform Özellikleri
Kullanıcı deneyimi açısından her iki platform da oldukça başarılı. Apple TV+, Apple ekosistemiyle kusursuz bir entegrasyon sunuyor. Özellikle Apple cihazları arasında geçiş yaparken içeriğin kaldığı yerden devam etmesi büyük bir kolaylık. Ancak bu avantaj, içerik eksikliği nedeniyle gölgede kalıyor. Disney+ ise kullanıcı arayüzü ve öneri algoritmaları konusunda sürekli iyileştirmeler yapıyor. Ayrıca, IMAX Enhanced ve Dolby Atmos gibi teknolojileri destekleyerek ev sineması deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Apple TV+ da benzer teknolojik özellikler sunsa da, içerik kütüphanesinin küçüklüğü, bu özelliklerin ne kadar sıklıkla kullanılabileceğini sınırlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Disney+ ve Apple TV+ aynı anda mı piyasaya sürüldü?
Evet, her iki platform da Kasım 2019’da piyasaya sürüldü. Disney+ Birleşik Krallık’ta Mart 2020’ye kadar kullanıma açılmadı.
Apple TV+ neden Disney+ kadar başarılı olamadı?
Apple TV+’ın en büyük dezavantajı, sınırlı içerik kütüphanesidir. Disney+, Marvel, Star Wars, Pixar ve National Geographic gibi dev markaların binlerce saatlik içeriğine sahipken, Apple TV+ sadece kendi orijinal yapımlarına odaklanıyor.
Apple TV+ abone sayısı ne kadar?
Apple TV+ için resmi bir abone sayısı açıklanmamıştır. Tahminler, ABD’de 20 milyondan az ücretli abonesi olduğu yönündedir.
Disney+ gelecekte Netflix’i geçebilir mi?
Disney+, 2024 yılına kadar 260 milyon aboneye ulaşmayı hedefliyor. Netflix’in şu anda 213 milyondan fazla abonesi var. Disney+’ın büyüme hızı devam ederse, Netflix’i geçmesi mümkün görünüyor.
Makrolar aracılığıyla
Bu makale ilk olarak Macwelt’te yayınlandı. Karen Haslam’ın çevirisi.
